Türkiye’de merdivenli ve hidrolik platformlu itfaiye araçlarının tasarım ve üretiminde, Avrupa normlarına uygun standartlara yönelim dikkat çekiyor. Özellikle EN 1846 ve EN 1777 standartlarının referans alınması, yerli üreticilerin ürünlerini uluslararası güvenlik, performans ve dayanıklılık kriterlerine uygun hâle getirme çabasını ortaya koyuyor.
Avrupa Standartlarının Türkiye’de Uygulanması
EN 1846 standardı; yangınla mücadele ve kurtarma amaçlı hizmet araçlarının genel sınıflamasını, güvenlik ve performans gereklerini düzenliyor. EN 1846’nın alt bölümleri — araç sınıfları, kullanılan üstyapı donanımları ve araca entegre ekipmanların güvenlik-test süreçleri — standardın kapsamı içinde yer alıyor.
EN 1777 ise hidrolik platformlu (merdivenli/ sepetli) araçlar için asgari güvenlik ve test kurallarını belirliyor. Platformların güvenli çalışması, statik ve dinamik yük testleri, stabilizasyon sistemleri ve operatör güvenliği EN 1777 ile tanımlanıyor.
Bu standartlar, Avrupa içinde kabul görmüş normlar olup, Türkiye’de bu standartlara uygun üretim yapmak; araçların hem teknik yeterliliğini hem de uluslararası pazarlarda kabul edilebilirliğini güçlendiriyor.
İhaleler ve Kamu Kurumlarında Standart Uygulamaları
Bazı belediye ve kamu ihalelerinde, itfaiye aracı alımlarında EN uyumluluğu şartı yer alabiliyor. Bu kapsamda; üstyapı projelerinin standartlara göre hazırlanması, araç bileşenlerinin kalite ve güvenlik belgelerine sahip olması gibi kriterler aranıyor. Yerel yönetim mevzuatlarında özel gövde/üstyapı ile donatılmış ve özel amaçlı taşıt tanımı altında olan itfaiye araçlarının TS/EN veya muadili standartlara uygun olması gerektiği ifade ediliyor.
Bu uygulama, onay ve kabul süreçlerinde standart uyumluluğunun önemini vurguluyor; hem satın alma hem kullanım aşamasında asgari güvenlik ve performans düzeyinin garanti altına alınmasını hedefliyor.
Teknik Donanım ve Üretici Yeterliliği
Hidrolik platformlu araç üreticileri; teleskopik merdiven veya sepet sistemleri, stabilizasyon ayakları, hidrolik kontrol sistemleri, yük taşıma sepetleri ve su/pompa donanımı gibi karmaşık üstyapıları standartlara uygun hayata geçirmeye odaklanıyor. Sitelerde yer alan ürün tanıtımları, bu tip araçlarda “standart veya opsiyonel özellikler” başlığı altında bu donanımların sunulabildiğini gösteriyor.
Buna ek olarak, İthal veya yerli şasi üzerine monte edilen üstyapıların, EN normlarına göre test edilmesi, hidrolik ve platform güvenliğinin belgelenmesi üreticilerin teknik yeterliliğini öne çıkarıyor.
Sertifikasyon, Uygunluk ve CE Belgesi Gerekliliği
Avrupa pazarına yönelik satış için, bu araçların EN standartlarına uygunluğunun yanı sıra uygunluk değerlendirmesi ve belgelendirilmesi gerekiyor. Bu belgelendirme süreci; hidrolik platform, aracın üstyapısı, yapı güvenliği gibi unsurların test ve onayını kapsıyor.
Türkiye’de üretici ve ithalatçı firmalar, EN standartlarının yanı sıra CE uygunluk prosedürlerini takip ederek belgelerini hazırlayabiliyor. Bu sayede araçlar hem yurt içinde hem de Avrupa pazarında teknik yeterlilik çerçevesinde değerlendirilmiş oluyor.
Uluslararası Pazarlama ve Rekabet Potansiyeli
EN standartlarına uygun yerli üretim itfaiye araçlarının, uluslararası alanda geçerliliğe sahip olması; Türkiye’den ihraç edilen araçların kabul edilebilirliğini artırıyor. Standart uyumu, hem güvenlik hem performans açısından alıcı ülkeler için önemli bir kriter.
Ayrıca, bu normlara uyumlu araç üretimi, yerli üreticilerin mühendislik kapasitesini ve üstyapı donanımı yeterliliğini global normlara göre geliştirmesini teşvik ediyor.
Sektörel Durum
Türkiye’de merdivenli ve hidrolik platformlu itfaiye araçlarında standart uyumuna yönelik dönüşüm dikkat çekiyor. EN 1846 ve EN 1777 gibi Avrupa normlarının referans alınması; üretim, test, uygunluk belgelendirmesi ve ihale süreçlerinde teknik ve idari standartların yükselmesini sağlıyor. Bu eğilim, yerli üreticilerin hem iç pazarda hem de uluslararası arenada rekabetçi ürünler sunma potansiyelini artırıyor.
