Elektrikli ambulanslar, acil sağlık hizmetlerinde düşük emisyonlu araç kullanımını destekleyen önemli bir teknoloji alanı olarak öne çıkıyor. Türkiye’de geliştirilen ambulans üstyapıları, elektrikli tahrik sistemleriyle birlikte hem güvenlik hem de teknik tasarım açısından yol ambulansları için belirlenen uluslararası gereklilikler dikkate alınarak şekillendiriliyor.

Sektörel ve Teknik Bölüm

Elektrikli ambulans projelerinde kabin yapısı, tıbbi cihaz yerleşimi, elektriksel güvenlik ve donanım entegrasyonu; yol ambulanslarının tasarım, donanım ve performans kriterlerini tanımlayan EN 1789 standardında ortaya konan esaslara göre ele alınıyor. EN 1789, hasta kabininin yapısal dayanımı, tıbbi ekipmanın sabitlenmesi, iç düzenin ergonomisi ve güvenlik unsurlarına ilişkin temel gereklilikleri içeriyor.

Türkiye’de yürütülen TSE Ambulans Uygunluk süreci kapsamında, kara yolu ambulansları hem ilgili yönetmelik hem de TS EN 1789 standardına göre kontrol ediliyor ve uygun bulunan araçlar için EK-C Uygunluk Belgesi düzenleniyor. Bu süreç, kabin bileşenlerinin yerleşimi, tıbbi ekipman sabitlemesi, elektrik panosu ve ikincil güç sistemleri gibi unsurların sahada muayene edilmesini kapsıyor.

Elektrikli tahrikli araçlarda, çekiş bataryası ve yüksek voltajlı sistemler temel taşıyıcı şasi ile birlikte değerlendirilirken, hasta kabini tarafında tıbbi cihazları besleyen alçak gerilimli devreler ve invertör-redresör sistemleri de standardın ortaya koyduğu güvenlik çerçevesi içinde ele alınıyor.

Standartlar ve Belgelendirme Çerçevesi

Türkiye’de ambulans üstyapısı üreten firmalar, ürünlerini TS EN 1789’a uygunluk esasına göre tasarladıklarını ve TSE nezdinde yürütülen EK-C doğrulama sürecine tabi tuttuklarını beyan ediyor. Bu kapsamda, kabin dayanımı, iç donanım yerleşimi, tıbbi cihaz sabitleme elemanları ve elektriksel güvenlik bileşenleri ilgili test ve muayenelerden geçiriliyor.

EN 1789:2020 ve bunu tamamlayan güncel versiyonlar, yol ambulanslarının tasarım, test, performans ve donanımına ilişkin temel çerçeveyi oluşturmaya devam ediyor; hasta kabini çalışma ortamı, mürettebat ve hasta güvenliği ile elektriksel donanımın korunmasına yönelik hükümler içeriyor.

Elektrikli ambulanslarda yüksek voltajlı güç sistemleri, genel araç güvenliği ve ilgili elektrik güvenliği düzenlemeleri kapsamında değerlendirilirken; kabin tarafındaki tıbbi cihazlar, aydınlatma, iklimlendirme ve haberleşme sistemleri için EN 1789’ın öngördüğü koşulların sağlanması esas alınıyor. TSE tarafından yürütülen ambulans muayene ve EK-C belgelendirme süreçleri, bu standart esaslarının sahadaki doğrulama adımlarını tamamlayıcı nitelikte işliyor.

Ulusal ve Uluslararası Çerçeve

Avrupa Birliği’nin düşük ve sıfır emisyonlu karayolu araçlarını kamu alımlarında teşvik etmeye yönelik düzenlemeleri, özellikle kamu filolarında elektrikli ve “temiz” araçların payının artırılmasını hedefliyor. Clean Vehicles Directive (2019/1161), üye devletler için belirli dönemlerde karşılanması gereken asgari temiz ve sıfır emisyonlu araç tedarik oranları tanımlayarak, kamu ihalelerinde enerji verimliliği ve emisyon etkilerinin dikkate alınmasını zorunlu kılıyor.

Bu politika çerçevesi, ambulans ve acil sağlık aracı filoları da dâhil olmak üzere, kamuya ait araç parklarında elektrikli ve düşük emisyonlu çözümlere yönelik talebin artmasına zemin hazırlıyor. Farklı ülkelerde elektrikli ambulans ve hafif hizmet amaçlı acil müdahale araçları için geliştirilen örnek uygulamalar; emisyonsuz veya düşük emisyonlu güç aktarma organlarının, özellikle kent içi sağlık hizmetlerinde giderek daha fazla değerlendirildiğini gösteriyor.

Türkiye’de elektrikli ambulans ve elektrikli sağlık aracı segmentinde, kampüsler, havaalanları veya trafiğe kapalı alanlar için geliştirilen endüstriyel ve hafif tip uygulamalar ile şehir içi kullanıma yönelik üstyapı projeleri bir arada bulunuyor. Bu projelerde, EN 1789 ve ulusal mevzuatla uyumlu kabin tasarımı ile elektrikli tahrik sistemlerinin entegre edilmesi; yerli üreticilerin hem iç pazarda hem de uluslararası pazarlarda değerlendirilebilecek teknolojiler geliştirmesine imkân tanıyor.

Ar-Ge ve Mühendislik Boyutu

Elektrikli ambulanslarda Ar-Ge çalışmalarının odağında; kabin içi enerji yönetimi, yüksek voltaj bileşenlerinin güvenliği ve tıbbi cihazların kesintisiz beslenmesi yer alıyor. Elektrikli tahrik sistemine sahip araçlarda, sürüş menzili ile kabin içi yükler (iklimlendirme, havalandırma, aydınlatma, tıbbi cihazlar vb.) arasındaki enerji dengesinin optimize edilmesi, mühendislik tasarımının kritik bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bu kapsamda; iklimlendirme verimliliğinin artırılması, batarya yönetim sistemlerinin kabin yükleriyle uyumlu çalışması, yedek güç kaynaklarının (ikincil akü, invertör sistemleri vb.) yapılandırılması ve acil durum senaryolarında öncelikli yüklerin yönetilmesi gibi başlıklarda geliştirme çalışmaları yürütülüyor. Enerji tüketimini azaltmaya ve tıbbi ekipmanların kesintisiz çalışmasını güvence altına almaya yönelik bu yaklaşımlar, elektrikli ambulansların operasyonel sürekliliğini destekliyor.

Türkiye’de ambulans üstyapısı alanında faaliyet gösteren üreticiler, EN 1789’a uygun kabin tasarımı, TSE EK-C süreçleri ve elektrikli güç aktarma organlarıyla uyumlu elektrik altyapısı konularını birlikte ele alarak, hem iç pazarın ihtiyaçlarına hem de dış pazar beklentilerine yanıt verebilecek çözümler geliştirmeye odaklanıyor.

Elektrikli ambulanslarda EN 1789 temelli kabin tasarımı, TSE uygunluk süreçleri ve düşük emisyon odaklı kamu politikalarının birlikte değerlendirilmesi, Türkiye’deki üretim ekosistemi açısından önemli bir zemin oluşturuyor. Standart uyumlu yapısal ve elektriksel çözümler, elektrikli ambulans filolarının düşük emisyonlu ve güvenlik odaklı bir anlayışla geliştirilmesine katkı sağlıyor.

Paylaş.
Bir yanıt bırakın

Exit mobile version