Türkiye’de inşaat ve özel amaçlı araç/ekipman üreticileri, 3–9 Nisan 2028 tarihlerinde Almanya’nın Münih kentinde düzenlenecek bauma 2028 fuarına yönelik hazırlıklara başladı. Sektör temsilcileri, 2025 edisyonundaki katılımdan edindikleri deneyim ışığında 2028’e daha geniş kapsamlı bir katılım planlıyor.
2025 katılımının sektörel referansı
Son düzenlenen bauma 2025 fuarında 57’den fazla ülkeden, binlerce firmanın katıldığı uluslararası bir ağ kuruldu.
Türk üreticiler; araç üstü ekipman, özel amaçlı araç üstyapıları, yol bakım ekipmanları ve benzeri segmentlerde ürün ve teknoloji sergileyerek uluslararası ziyaretçiler nezdinde dikkat çektiği biliniyor. Bu görünürlük, 2028 fuarı için güçlü bir referans teşkil ediyor.
2028 hazırlıklarının odak noktaları
Türkiye’de ilgili sektör birlikleri ve üretici firmalar; fuar süreci için dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve teknolojik yenilikleri önceliklendiriyor. Özellikle;
- Uzaktan izleme ve sensör tabanlı bakım-yönetim sistemleri,
- Hafif malzeme kullanımı, enerji verimli hidrolik devre tasarımları,
- Elektrikli hidrolik pompa üniteleri, hibrit güç aktarma çözümleri,
- Düşük karbon salımlı üretim uygulamaları,
gibi alanlarda hazırlık yapıldığı sektörde dile getiriliyor. Bu yönelimlerin, fuarın 2028 teması ile de uyumlu olması bekleniyor.
bauma 2028 tema ve global çerçeve
Organizatör Messe München tarafından açıklanan fuar içeriğine göre, bauma 2028 teması “Connected & Sustainable Construction Technologies” olarak belirlenmiş durumda.
Bu kapsamda; dijital bağlantılı sistemler, sürdürülebilir inşaat teknolojileri ve çevreci çözümler fuarın ana gündem maddeleri arasında yer alacak. Bu tema, Türkiye’den gelecek katılımcılar için hem teknik uyum hem de tanıtım açısından önemli bir fırsat niteliği taşıyor.
Beklenen Katılım ve Sektörel Görünüm
Sektör temsilcileri, 2025’teki güçlü katılım deneyimi sonrası Türkiye’nin 2028 fuarında ürün çeşitliliğini genişleterek — özellikle elektrikli üstyapılar, modern hidrolik sistemler ve çevreci araç çözümleri ile — yer alacağı görüşünde. Bu yaklaşım, hem yurt içi piyasada hem de uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmaya yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, hazırlıkların resmi düzeyde planlanan bir devlet programı ya da zorunluluk değil; sektör ve üretici inisiyatifine dayalı stratejiler olduğu açıkça belirtiliyor.
